Hayattan Beklediklerinize Ulaşmanızın Aslında Kolay Olduğunu Biliyor muydunuz ?
Çocukluğumuzdan bu yana gerek ailemizden gerekse eş dost
akrabalarımızdan gördüklerimiz, duyduklarımız bilinçaltımızda yer
edinmiştir.
Ne mi demek istiyorum ?
Arkanıza yaslanın ve öğrencilik yıllarınızı hatırlamaya çalışın. Bu
yıllarda anneniz, babanız, amcanız, dayınız, komşu teyzeniz, kısacası
yakın çevrenizdekiler size ne yönde telkinde bulundular ? Durun ben
söyleyeyim.
Aman kızım derslerine iyi çalış. Aman oğlum okulunu bitir iyi bir
üniversiteye git. Aman kızım ne yap et derslerini çalış iyi bir
üniversite bitir devlet memuru ol hayatını kurtar. Aman oğlum diplomanı
al şirketlerde çalış. Aman doktor ol. Aman asker ol. Aman polis ol.
Aman öğretmen ol…
Acaba kaçımız bu telkinler yerine iyi bir girişimci ol, Hayallerin ve
Hedeflerin doğrultusunda yürü, Yenilmekten korkma, Fırsatları
değerlendir, İyi bir şirket kur, Hayatının kontrolü senin elinde olsun
gibi telkinlerle büyüdük ?
Bazen en yakınlarımız iyiliğimizi düşünerek yaptıkları telkinlerle
bizleri hayallerden ve hedeflerden uzak belli kalıplara sokuyorlar.
Telkin ettikleri şeyler çok güzel şeyler. Ama şu da bir gerçek ki insana
hak ettiği hayatı tam manasıyla yaşatabilecek şeyler değil. Belki siz
girişimci ruhunuzla büyük bir üretici olacaksınız, belki Arçelik, Beko,
Vestel gibi büyük markalara kafa tutabilecek şirketler kuracaksınız.
Fakat ne yazık ki geçmişten bu güne kadar aksi yönde telkinlerle
beslenmiş bilinçaltınız bu girişimlerde çoğu zaman sizi durduracak.
Türkiye şartlarını düşünürsek, işsizlik oranı yükselmiş, insanlar
çalıştıkları işlerden memnun değil, diplomalı kişiler seyyar satıcılık
yapmakta, bir çok kişi bulunduğu konumdan ve aldığı maaştan memnun değil
ve bir çok kişi de her an işten çıkarılma korkusu yaşıyor. Memurluk
açısından baktığımız da ise durum çok farklı değil. KPSS den mi
başlayayım, atama bekleyen gencecik öğretmenlerden mi ?
Peki esnaflar nasıl sizce ? Yüksek kiralar, yüksek muhasebe
giderleri, yüksek vergiler… Tüm bu ağır masraflara birde haftada 6-7 gün
çalışmayı, bayramlarda bile yeterince tatil yapamamayı ve Allah korusun
bir hastalık ve çalışamama durumunda kazancın durmasını ama masrafların
devam etmesini düşününce 5 yıl boyunca esnaflığı nasıl yapmışım diye
aklımdan geçirmiyor değilim.
Şimdi aklınızdan yapacak iş kalmadı bu yazdıklarından sonra peki ne yapacağız diye geçiriyor olabilirsiniz.
Öncelikle şu sorunun cevabını verin. Hayatınızın kontrolü sizin
elinizde mi ? Cevabınız evet mi ? Yanılıyorsunuz ! Sabah kaçta
kalkacağınıza siz mi karar veriyorsunuz ? İşe ne zaman başlayacağınıza ?
Peki ne zaman tatil yapacağınıza ? Tatilde kaç gün kalacağınıza ? Şimdi
tekrar düşünün! Hayatınızın kontrolü siz de mi ? Yoksa patronlarınız
da, amirleriniz de, yoksa işiniz de mi ?
Kendi işinizin sahibi olmak, dilediğiniz zaman çalışıp, dilediğiniz
zaman ailenizle, arkadaşlarınızla vakit geçirmek, dilediğiniz zaman
tatil yapmak, dilediğiniz kadar para kazanmak istemez misiniz ?
Cevabınız evet ise buyurun size fırsat!
Risksiz, sermayesiz, eğlenceli ve kontrolün tamamen sizde olduğu bir işiniz olabilir.
Tüm bunları size sunabilecek tek bir sektör tanıdım bu güne kadar. Network Marketing !
Bu sektörde yer almak için sermaye gerekmiyor, iş tecrübesi
gerekmiyor, birilerinin sizi göreve ataması gerekmiyor. Bu sektörde
çalışmak için gününüzün 8 saatini işinize ayırmanız gerekmiyor. Bu işten
sizi kimse çıkaramıyor. Bu işi öğrenmeniz ve başarılı olmanız için size
kimse sınırlı süre vermiyor.
Bu sektör deki tek kriter SİZ siniz. Siz nasıl istiyorsanız bu iş öyle oluyor.
Bu sektör size Hak ettiğiniz hayatı yaşama şansını veriyor…
Bir başka makale de görüşmek üzere…
Category: Ağ Pazarlama, Ek Gelir, Ek İş, İnternetten Para Kazan, İş İmkanı, Neden Network Marketing, Network Marketing'de Başarılı Olmanın Yolları, Sermayesiz İş, Ticari Sistem

0 yorum