Doğru Kişilerle Çalışmanız Sizi Başarıya Daha Çabuk Taşır
Profesor Stephan Hawking A Brief History of Time (Tarihin Kısa Bir Özeti) adlı mükemmel kitabına astronomi üzerine halka açık bir konferans veren ünlü bir bilim adamının hikayesiyle başlar;
Bilim adamı Ay’ın Dünya etrafında, Dünya’nın Güneş etrafında ve Güneş
sistemimizin galaksinin merkezinde nasıl döndüğünü anlatır. Anlatmayı
bitirdiğinde, yaşlı bir kadın kalkar ve ”Anlattığın şeyler saçmalık.
Dünya dev bir kablumbağının sırtında duran dümdüz bir tabaka.” der.
Bilim adamı zekice gülümser ve ”Peki kablumbağa neyin üzerinde duruyor?” diye sorar.
Kadın ”Genç adam, çok ama çok zekisin. Ama en aşağıya kadar hep kaplumbağalar vardır!” diye cevaplar.
Bu yaşlı kadın gibi insanlar olduğunu biliyoruz. Peki, neden onları
tersine ikna etmeye çalışıyoruz? Onlar evrenin bir kaplumbağalar yığını
olduğuna -veya tüm network marketing fırsatlarının yasal olmayan piramitler olduğuna- inanıyorlarsa, onları tersine ikna etmek için sunduğunuz hiçbir şey inançlarını değiştirmeyecektir.
Bu sebeple işinizi büyütmeye çalışırken, negatif insanları ikna
etmeye veya inandırmaya çalışmayın. Üye adaylarını türlere ayırın ve
fırsata açık olanlarla ilgilenin.
Yeni başlayanların en çok yaptığı hata, birine sponsor olmanın bir
defalık, ‘ya hep ya hiç’ olayı olduğunu düşünmeleri. Aslında, bu bir
süreç.
Bu süreç farklı üye adayları için farklı zaman dilimleri gerektirir.
Amacınız bir insanı ikna etmekten daha ziyade, onlara yeterli ve gerekli
bilgiyi vererek onların kendileri için en iyi kararı vermelerini
sağlamak olmalıdır.
Genellikle size insanları kullanmayı öğrettikleri direk satıştan farklı olarak, network marketing’de
biz kendi kendilerine harekete geçebilecek, motive insanlar arıyoruz.
Onlara sadece fırsatı anlatıyor ve bu fırsata açık ve yatkın olup
olmadıklarına bakıyoruz. Bazı insanlar yeni konseptlere karşı açık
fikirli olurken diğerleri kendilerine öğretilen eski konseptlerde
sıkışmış oluyorlar. Siz açık fikirli olanlarla ilgilenin ve
diğerlerinden sakının. Diğerlerinin size verdiği zahmet çok olacak ve
etrafınızda bulunmaları eğlenceli olmayacaktır.
Yapmanız gereken insanları ikna etmek veya fikirlerini değiştirmekten
ziyade sahip olduğunuz şeye açık fikirle yaklaşan insanları bulmak. Bu,
basamaklara ayrılmış bir düzendir ve üye adaylarının kişiliklerine
uygun olan seviyede ilgi ve sorumluluk derecelerinin ne olduğunu
gösterirler ve böylece siz de insanları çeşitlendirebilirsiniz.
Süreç boyunca, tüm network marketing fırsatlarının piramit şemalar
olduğunu düşünen insanlarla karşılaşacaksınız. Yaptığınız işe açık
fikirlilikle bakabilecek birçok insan varken, neden öyle düşünen
insanları aksine ikna etmek için tüm zamanınızı harcayasınız?
Sponsor olma süreciniz, üye adayı olmayan insanları
listenizden çıkarmak ve kalan doğru üye adaylarına karar verebilmeleri
için gerekli bilgiyi sağlamak olmalıdır. Bu işe aday olabilirler,
perakande alış yapan bir müşteri olabilirler veya ikisi de
olmayabilirler. Yapmanız gereken üye adayları arasında ayrım yapabilmek
ve gerçek üye adaylarını saptayabilmektir.
Gerçek şudur:
Her Pazartesi sabahı saat 6:00′da,
6.30′da ve 7:00′de tüm dünyadaki alarmlar çalıyor. İnsanlar bir beş
dakika daha uyuyabilmek için mahmur bir şekilde alarm kapatma
düğmelerine basıyorlar. Mümkün olan en geç saniyede kalkıyorlar, acele
bir şekilde duş alıyorlar, mikrodalgada kahvaltılarını ısıtıp kahvaltı
yapıyorlar, ya da yapmayıp, arabaya servis yapan bir yerde bir şeyler
alıp yolda yiyorlar.
Biliyoruz ki, insanların %80′i
sevmedikleri, hatta nefret ettikleri işi yapıyorlar ve bunların %99.9′u
aslında daha fazla para kazanmaları gerektiğini söylüyorlar. Bu
insanların çoğu gün boyunca hareketsiz bir şekilde çalışıp, akşam yemeği
için yine bir arabaya servis yapan yere uğrayarak eve dönüş yolunda
akşam yemeklerini yiyorlar. Daha sonra, kanepelerine yığılıyorlar ve
uyuya kalana kadar tembel bir şekilde oturuyorlar, şişelerce mayalanmış
arpa suyu içiyorlar ve anlamsız komedi dizileri izliyorlar. Ta ki Salı
sabahı tüm bu süreç tekrar başlayana kadar…
Çarşamba sabahına kadar…
Perşembe sabahına kadar…
Cuma sabahına kadar… Ve neyse ki Cuma günü geldi!
Bunun ne anlama geldiğini
biliyorsunuz: ödeme günü. Dolayısıyla, saat 5′te patronları onların
düşük miktardaki gelirlerini vermek için onları yanına çağırdığında,
–çok az bir süre için– aldıkları paranın kendilerinin olduğunu
zannederler.
Tabi ki, bir yığın kredi kartı
faturaları olduğu için bu kazanılan para çoktan harcanmıştır. Ama ilk
birkaç dakika boyunca ödeme kendilerinin zannederler. Bu bir kutlama
gerektirir ve akşam yemeğini dışarda yiyebilecekleri anlamına gelir! Ve
en azından İstanbul’da, bu kutlama Pizza-Hut’a giderek kenarları peynir
dolu, çift kat peynirli, çift kat etli bir pizza yiyerek gerçekleşir.
Tabii ki kilolarına dikkat etmeleri gerektiği için yanında diyet Pepsi
içerler.
Yemekten sonra, 6 ila 8 tane DVD
stoklamak için bir video dükkanına giderler. -ki bu sayı hafta sonu
boyunca hayatlarının çaresizliğini düşünmemeleri için yeterli bir
sayıdır- Pazartesi sabahında alarm tekrar çalıp aynı döngüye başlayana
kadar…
Bir şeyi fark ediyor musunuz? Sizin bu insanlara ihtiyacınız yok. O
insanların çaresiz bir şekilde size ihtiyaçları var. Dolayısıyla ”Bu işi kime yaptırabilirim?” diye düşünmeyi bırakın. ‘‘Bu fırsatı vermek için kimi seçeceğim?” diye düşünmeye başlayın.
Ürününüzün web hizmeti, vitaminler, cilt bakımı malzemeleri veya uzun
mesafeli servislerde indirim verme gibi şeyler olduğunu düşünüyor
olabilirsiniz. Ama ürününüz bunlardan hiçbiri değil.
Onlara asıl sunduğunuz şey; ÖZGÜRLÜK.
Bunu hiç aklınızdan çıkarmayın. İnsanlara kendi kendilerinin patronu
olma ve kendi kaderlerini yönlendirme fırsatı sunuyorsunuz. Onların çoğu
için, bu karşılaştıkları ilk sınırsız kazanç potansiyeli olan fırsat.
Ayrıca onların diğerlerini güçlendirerek başarılı olmak için edindikleri
ilk şans.
Tabii ki akla gelen ilk soru, bu insanları nerde bulabilirsiniz?
Başlamak için en iyi ortam tanıdığınız insanlardır. İlk adımı atmak için
seçilmesi en doğal ve en mantıklı insanlar yakın çevrenizdekilerdir.
Yabancı insanlarla soğuk konuşmalar yapmak zorunda değilsiniz. Sizi
tanıyan insanlar sizi daha dikkatlice dinleyecek ve sunumlarınıza
katılacaklardır.
Hangi yaklaşımın kullanılması gerektiği konusunda benim tecrübem
şöyle: İyi bir ilişkiye sahip olduğunuz insanları sunumlarınıza çağırmak
için en iyi seçenekdir ve genellikle sunumlara katılırlar. Ve bu
yaklaşım ailede, komşularda ve arkadaşlarda işe yarar. Samimi olunmayan
kişiler ve garson, taksi şoförü veya yeni tanıştığınız ve sizi etkileyen
insanlar gibi sizin de tanımadığınız insanlar için, işinizi anlatan bir
araç (broşür, tanıtım yazısı, flyer, video vs.) kullanmak en iyisidir.
Çünkü onlar da sizi tanımadığı için sunuma gelmekte tereddüt edebilirler
ama bir aracı incelemeleri daha olasıdır.
İlgimi çeken konulardan biri, kendi yakın çevresiyle iş yapmak
istemediklerini söyleyen yeni üyelerdir. Genellikle bu işte iki farklı
sebep vardır.
Biri, onların işe inanmamalarıdır. Şöyle şeyler söylerler: ”Henüz,
tanıdığım insanlarla konuşmak istemiyorum. Reklam yapmak ve yabancılarla
konuşmak istiyorum. Daha sonra, zengin ve başarılı olduğumda, kendi
arkadaşlarıma da bu işi anlatacağım.”
Bu şekilde düşünmek, elbette ki, mantıksılıktır. Eğer gerçekten size
refah, mutluluk ve başarı getirebilecek bir fırsata sahip olduğunuzu
düşünüyorsanız, ailenize ve arkadaşlarınıza bunu hemen anlatmaz mısınız?
Bu insanlara, işi gerçekten anlamaları için, en baştan tekrar
bilgilendirme yapılmalıdır. Onların, kendilerini yönlendirecek ve hatta
kendi çıkarlarına olan şeylerde bile onları teşvik edecek çetin ve
dayanıklı bir sponsora ihtiyaçları vardır.
Bahsetmemiz gereken ikinci tür yeni üyeler, ‘MLM Çekirgesi’ haline
gelmiş, yani çok kez MLM fırsatına girmiş insanlardır. Öyle ki onlar,
çevrelerindeki insanlara daha öncesinden bir MLM işi için zaten 20 defa
gitmişlerdir. Bir kez daha gitmeye yüzleri yoktur. Bunu kendi şahsıyla
ilişkilendirebilecek bir çok alt kolum oldu, çünkü onlar da aynı
aşamadan geçti.
Ama, onlar için bir çözüm buldum.
Ne zaman zor bir durumla karşılaşsam, ve bunun bir dönüşü olmasa, çok
az insanın yaptığı bir şey yaparım. Çoğu insan bunu yapmayı aklından
bile geçirmez.
Doğruyu söylerim.
Aklınızda şöyle bir telefon konuşması canlandırın: ”Onur, ben Oktay.
Buna asla inanmayacaksın -ki inanmamak için birçok sebebin var- ama sana
bir şey söylemeliyim. Biliyorum şu vitamin işinde çok para
kazanacağımızı düşünmüştük ama olmadı. Arı poleni işi de işe yaramadı.
Aynı şekilde zayıflatıcı çorap işinde de başarılı olamadık. Ve biliyorum
ki sana sattığım filtreler elinde kaldı. Bu sebeple telefonu yüzüme
kapatmaya hakkın var, ama ben yeni bir şey buldum ve bu defa ki
gerçekten farklı. Nedeni…”
Siz bu konuşmayı yaparken, Onur telefonu kapatırsa ne olur? O bir üye
adayı değildir ve hiçbir şey kaybetmezsiniz. Hatırlayın ihtiyacınız
olan şey Evet veya Hayır. Belki’yi kullanamazsınız, işinize yaramaz.
Olabilecek en kötü şey zaten olmuştur: Onur şu an sizin işinize dahil
değildir! Dolayısıyla onu bir kez daha aramak sizi daha kötü bir duruma
götürmez, sadece daha iyi bir duruma götürebilir, çünkü Onur’un
ilgilenme olasılığı da vardır.
Eğer dürüst bir şekilde konuşuyorsanız, muhtemelen karşıdaki kişi
telefonu kapatmayacaktır. Doğruyu söylediğiniz ve bunu belirttiğiniz
zaman karşınızdaki insan sizi dinleyecektir. Ve unutmayın, listenizde
network marketin programlarına hiç katılmamış olan onlarca insan daha
var. Ve sürekli yeni insanlarla tanışıyorsunuz. Dolayısıyla hiç bir
şekilde denemeden, yakın çevrenizdeki insanları direk elemek hata
olacaktır.
Şimdi insanları bulmaktan ve sponsoru olacağınız kişilere neler anlatacağınızdan bahsedelim.
Network marketing işinde olan çoğu insanın direktörlüğe ve yüksek
seviyelere ulaşamamasının nedeni, etki alanlarının çerçevesinin dışına
nasıl çıkacaklarını bilmemeleridir. Kısa bir üye adayı listeleri vardır,
bu yüzden her defasında ‘mükemmel’ bir davete ihtiyaçları vardır veya
listelerindeki insanlar çabucak biter.
Tabi ki, listelerinde sadece birkaç kişi kaldığı zaman,
bilinçaltlarında onları mutlaka üye yapmalarına, aksi takdirde işten
bahsedecek kimseleri kalmayacağına dair bir meyil oluşur. Bu kaçınmanız
gereken bir kendini doğrulayan kehanettir. Bu sebeple, tutarlı bir
bağlamda nasıl yeni insanlarla tanışabileceğiniz hakkında konuşalım.
Benimsemeniz ve dilinizden düşürmemeniz gereken cümle şudur:
”Günde iki insan, bana özgürlüğümü getirir.”
Bunu her sabah düşünün ve söyleyin. Aynanıza bir post-it’le
yapıştırın. Ve daha sonra hergün yeni insanlarla tanışmak umuduyla
dışarı çıkın ve hayatınızı yaşayın.
Güne sol cebinize iki tane madeni para koyarak başlayın. Biriyle
tanıştığınızda bir tanesini sağ cebinize koyun. İkinci yeni insanla
tanıştığınızda, ikinci madeni parayı da sağ cebinize aktarın. Çoğu
insanda olduğu gibi, sizin de eskiden de her gün yeni insanlarla
tanışıyor olduğunuzu fark edeceksiniz. Sadece daha önce bunun farkında
değildiniz, çünkü o zaman bunu bir fırsata döndürmeye çalışmıyordunuz.
Sonra, insanları bilgilendirmek ve devam etmek yerine, konuşma
sanatını öğrenin ve kullanın. Onlara bir şey satmaya çalışmayın, onlara
işiniz hakkında yaklaşmayın, sadece konuşun. Onların arkadaşı olun ve
tanımaya çalışın. Benim favori sorularımdan bazıları şöyledir:
”Buralı mısınız?”
”Öyleyse ………..’dan buraya nasıl geldiniz?”
”Ne işinde çalışıyorsunuz?”
”Bu zor bir iş mi?”
”Bu işin en zor kısımları neler?
”Evli misiniz?”
”Çocuklarınız var mı?”
”Bu şehirde eğlenmek için insanlar neler yapar?”
Bu sorular insanların en favori konularından, yani kendilerinden
konuşmalarını sağlar. Kişiye nereli olduğunu sormak genellikle
konuşmanın ilerlemesine sebep olur. Neredeyse konuştuğunuz herkes o
şehire başka bir yerden gelmiştir.
Onlara, onları buraya getiren sebebin ne olduğunu sorduğunuzda,
cevapları iş sebebiyle, aileye daha yakın olmak için veya eşinin
ailesine daha yakın olmak gibi sebepler arasında değişir. Her şekilde,
bu cevaplar konuşmayı aileye veya mesleklerine getirir- ki bu iki konu
da takip edilmesi gereken konuşma için çok iyi yönlendiricilerdir.
Ve tabi ki, insanlara işlerinin zor olup olmadığını sorduğunuzda,
%98′i evet diye cevaplar. Daha sonra işinin en zor kısımlarının neler
olduğunu sorduğunuzda, size neden Network Marketing’de olmaları
gerektiğine dair tonlarca sebep sayacaklardır.
Buradaki önemli nokta, konuyu işinize bağlamamanız. Bu hem uygun
olmaz hem de hiçbir şekilde etkili değildir. Bu noktada, yapmaya
çalıştığınız şey yeni arkadaşlar edinmektir; günde 2 tane. Bu size yılda
700 tane yeni arkadaş kazandırır. Düşünün, eğer yılda 700 kişiyle
tanışıyorsanız, bunların arasında birkaç tane fırsat arayan ve açık
görüşlü insan olacağı mantıklı gelmiyor mu?
Mutlaka, konuşmanız sonucunda insanları tanıyacak ve en iyi üye
adaylarını belirleyebileceksiniz. Keskin zekalı, hırslı ve işinden
memnun olmayan insanlar sizin en iyi üye adaylarınızdır ve daha sonra
işiniz için değerlendirmek isteyeceğiniz insanlar olacaklardır.
Bir sonraki aşama hakkında konuşmadan önce, iki farklı önemli konuya
daha değinmeliyiz. İlk olarak, ya biriyle konuşuyorsanız ve o kişi
düşmanca bir tavır içindeyse ve sizinle konuşmak istemiyorsa? Sorun
değil, onu geçin ve devam edin. Belli ki, bu kişiler bu iş için üye
adayları değillerdir ve kesinlikle sizin arkadaş olarak da çevrenizde
istemeyeceğiniz insanlardır.
İkinci konu; iyi üye adaylarının telefon numarasını alabilmektir.
Bunu yapabilmek için o kadar kolay bir tekniğim var ki, çok
şaşıracaksınız. En önemli şey, onlara asla telefon numaralarını
sormamanız. Çoğu üye adayı bu noktada gerilir ve numarasını vermek
istemeyebilir.
Bunun yerine benim sihirli milyon dolarlık sorumu sorun, ki bu soru sizi asla başarısızlığa uğratmaz: ”Kartvizitiniz var mı?”
İçgüdüsel olarak kartlarından birini alırlar ve size uzatırlar.
Kartviziti olmayanlar size kartvizitleri olmadığını söylerler ve
ardından telefonlarını çıkararak kaydetmek için sizin numaranızı
sorarlar. Eğer gerçekten bir arkadaş gibi davranıyor, onları tanımaya
çalışıyor ve bir şey satmaya çalışmıyorsanız, size numaralarını
vermekten mutlu olacaklardır.
Üye yapacak insan aramaya gitmeyin; sadece dışarı çıkın ve arkadaş edinin. Ve mottonuzu hatırlayın: ”Günde iki insan, bana özgürlüğümü getirir.”
Ve artık günde iki yeni arkadaş edinme niyetiyle dışarı çıkıyorsunuz.
Bunu yaparken kartvizitler ve numaralar biriktiriyorsunuz. Her gün eve
geldiğinizde, bu insanları listenize ekleyin. Hali hazırda sahip
olduğunuz üyeler artık sizin sunumlarınıza ihtiyaç duymuyor; işinde
başarılı olmaya ve ilerlemeye başlıyorsa, yeni üyelere sponsor olmak
için hazırsınız demektir. Ve bu noktada arasından yeni üye
seçebileceğiniz büyük bir listeniz var.
Tanıştığınız zeki ve açık görüşlü insanları düşünün. Onları arayın ve şöyle bir şeyler söyleyin: ‘‘Merhaba
Onur, ben Oktay. Muhtemelen beni hatırlıyorsundur; sen iPod satın
alırken Apple mağazasında tanışmıştık. Zeki bir insana benziyorsun, ve
yaptığımız konuşmadan sonra yeni bir iş fırsatına bir göz atmakla
ilgilenirsin diye düşündüm.”
Genellikle, o anda fırsatın ne olduğunu sorarlar. Cevabınız şöyle bir şey olmalı: ‘‘Ben
bir network marketing işi yürütüyorum ve ben ve üyelerim burada,
Ankara’da faaliyet gösteriyoruz. Bu işle ilgili bir kaç kilit adam
arıyorum. Eğer ilgilenirsen, sana incelemen için bir bilgilendirme
paketi bırakabilirim. Ona bir göz atabilir ve daha fazla şey öğrenmek
isteyip istemediğine karar verebilirsin.”
Tam olarak, bire bir bu şekilde olmasa da; konuşmanızın içermesi
gereken önemli noktalar, sizi hatırlamalarını sağlamanız ve bir
bilgilendirme paketi bırakmayı teklif etmeniz. Eğer kabul ederlerse,
ikinci derste bahsettiğimiz üye adayı paketini onlara götürün.
Sizi hatırlıyorlar çünkü siz onlara arkadaşça yaklaşmıştınız. Şimdi
tek yapmaları gereken pakete bir göz atmak ve zaten çoğu insan bunun
için gönüllü olacaktır. Ve siz, günde iki yeni kişiyle tanıştığınız için
kaliteli üye adaylarınız asla bitmeyecektir.
Eğer hala günde iki insanla tanışamayacağınızı düşünüyorsanız, iyi üye adaylarıyla tanışabileceğiniz yerlere bir göz atalım.
İlk olarak, onları nerelerde bulamayacağınızı belirtebiliriz. Onları
gece klüplerinde veya barlarda aramayın. Bu yerler alkolikler içindir.
Bilinç seviyesi daha yüksek insanların olduğu yerlere gidin.
‘Bütünlük’ veya ‘Zihnin Bilimi’ gibi bir çok ders veren eğitim
kursları bulun. Burada bazı kurslar seçin ve kaydolun. Gelişim,
meditasyon ve yoga gibi kurslar alan insanlar, beklentisi yüksek olan ve
hep daha fazlasını arayan insanlardır. Bu sebeple işiniz için mükemmel
adaylardır. Ve genel, halka açık seminerleri de küçümsemeyin. İnsanlar
kendilerine bir şey katacağını düşündüğü kişilerin seminerlerine para
ödüyor ve gidiyorsa, onlar hayattan daha fazlasını uman kişilerdir.
Sadece kendiniz olun, konuşma sanatında ustalaşın ve yeni arkadaşlarla
tanışın.
Ve daha sonra sırada benim gizli silahım var. İnsanlarla her zaman
tanışmak için bir numaralı, en iyi yer. Hazır olun: Araba yıkamacılar.
Ama bir kaç çeyreklik verip; arabayla içinden geçtiğiniz ve
anteninizi de kırdırarak yıkama yaptırdığınız otomatik yıkamacılardan
bahsetmiyorum. Benim bahsettiğim elle araba yıkanan yerler.
Oraya kimler gider biliyor musunuz? Güzel arabaları olan insanlar.
Aston Martin, BMW, Mercedes veya Audi… Güzel arabaları olan insanlar,
zaten başarı hakkında bir şeyler biliyorlardır. Ve arabalarına özen
gösterdikleri gerçeği onlar hakkında birçok şeyin ipucudur. Gittiğim bu
tarz araba yıkama yerlerinde sayısız şirket yöneticileri ile, (Bir
tanesinin çok sayıda BMW’si, Range Rover’ları ve daha birçok mükemmel
arabası vardı.) iki yıldız futbolcuyla ve birçok ciddi insanla tanıştım.
Sonuç olarak;
Yeni ve doğru kişileri üye yapmanın sırrı uzun, bitmeyen bir listeye
sahip olmaktır. Eğer burada bahsettiğimiz stratejileri uygularsanız,
size başarıyı getirecek olan bu listeye sahip olacaksınız.
Category: Ağ Pazarlama, Ek Gelir, Ek İş, İş Fırsatı, İş İmkanı, Network Marketing, Network Marketing'de Başarılı Olmanın Yolları, Network Marketingin Olumlu ve Olumsuz Yanları, Sermayesiz İş

0 yorum